• iletisim@evlenmedenonce.com
  • 05548293148

FİRMA KATEGORİLERİ

HABER DETAYI

Kasım 25, 2017 1:22 pm

Evlenmeden önce sorulması gereken 12 soru

Evlenmeden önce sorulması gereken 12 soru

Evlilik için sahiden hazır mısınız? Sonsuz mutluluk yolunda adım atacağınız partneriniz doğru kişi mi? Uzman Muayenehane Psikolog Mehmet Başkak, bir kişinin evliliğe hazır olup olmadığını anlamasına yardımcı olacak 12 suallik bir test2 hazırladı.

1. İçinizdeki ses ne diyor?
Tanışıp bir müddet görüştüğünüzde, bütün kriterlerden, mantık yürütmelerinden bağımsız olarak içinizdeki sese kulak verin. Şayet içinizden gelen o çok iyi tanıdığınız ses “Evet, bu bana eş olabilir, yanımda gönül rahatlığıyla taşıyabilirim ve yanında yürürken dünya umurumda olmaz” diyorsa daha ileriye adım atabilirsiniz.

2. Birbirleriyle çok iyi arkadaş olan insanlar gibi biz de birbirimizi düşünüp, kolluyor muyuz?
Biriyle alakalı geleceğe yönelik ciddi tasarılar yapmaya başladığınızda, kendinize soracağınız sual “Birbirimize gerçekten aşık mıyız?” sorusu olmasın. Sormanız şart olan ilk soru “İyi arkadaş olma yolunda ilerliyor muyuz?” sorusu olsun.

“Aşık olmak” çoklukla çok yoğun duygular, romantizm ve yüksek elektrik  demektir. Bunlar da bir süre sonra ilk başlardaki yoğunluğunu kaybedecektir. İzdivaç etmek için bu tip bir “aşk veyahut sevgi” den ziyade iyi arkadaşlık daha geçerli bir sebeptir. Aşık olmak gibi yoğun duygular özünde bencillik barındırır. Arkadaşlıkta bencillik yoktur. Gerçek sevgi bir başka kişinin hayatını önem vermek, ona değer vermekle alakalıdır. İyi arkadaşlar birbirlerinin mutluluklarını ve huzurunu önem verirler, fedakarlık ön saflardadır ve evliliğin uzun ve sağlam temellere oturmasıyla direk alakalıdır.

3. Birbirimize karşı duygusal olarak dürüst ve hassas mıyız?
Duygularımı açıkça dile getiremiyorsam, bu ilişkide daha başlangıçta mesele var demektir. Birbirlerine karşı duygusal olarak açık olamayan iki insanın gerçek anlamda birbirlerine aşık olmaları ve yakınlık kurmaları . Duygularımızı başka biriyle açık bir şekilde paylaştığımızda, o kişiyle aramızda bir bağ oluşur ve kendimizi ona yakın hissederiz.
Genelde insanlara duygularımızdan söz etmekten kaçınırız, zira bunu yaparsak kendimizi kırılgan hale getirmiş hissederiz, ki bu da tehlikelidir. O nedenle izdivaç etmeyi düşündüğünüz kişiyle duygularınızı paylaştığınızda, kendinizi her vakit güvende hissedebilmeniz ehemmiyetlidir.
İzdivaç etmeyi düşündüğünüz kişiyle birbirinize karşı duygusal olarak dürüst ve açık olduğunuzu nasıl anlarsınız? Bir dahaki sefer partnerinizle sohbet ederken, ona şu soruyu sorun, “Şu anda benimle alakalı hislerin neler?” ya da “Şu anda sana söz ettiğim şeyler sana kendini nasıl hissettiriyor?” Birbirinizle daimi olarak böyle bir iletişim kurabilirseniz, o zaman aranızda özden ve sıcak bir aitin gelişme ihtimali var demektir.

4. İstikrarlı biçimde problemlerimize kazan/kazan şeklinde analiz eder bulabiliyor muyuz?
Bu başlık size pek romantik gelmeyecek belki fakat hayat zati romantizmden ibaret değildir. Gerçeğin ortasında her iki tarafın mesut olduğu bir iletişim dili kurmak çok ehemmiyetli… Çiftler genelde kimyaların uyuşmasıyla iyi iletişim kurabilme yeteneğini birbirine karıştırırlar. Telefonda saatler süresince sevgilinizle muhabbet edebiliyor olmanız ve kendinizi ona çok bağlı hissetmeniz, aranızda çok iyi bir iletişim olduğu mananına gelmez. Aranızda iyi bir iletişim olup olmadığını anlayabilmenin tek yolu problem yaşadığınız zamanlardaki davranışlarınıza bakmaktır. Diyelim aranızda bir ihtilaf oldu, bu küçük bir şey de olabilir büyük de, işte o vakit aranızda iyi bir iletişim olup olmadığını anlayabilirsiniz. İyi iletişimin özünde yaşadığınız problemler ve anlaşmazlıklarla alakalı her vakit kazan/kazan şeklinde, iki tarafı da hoşnut eden analiz eder bulup bulamadığınız yatmaktadır. Bu şu manaya gelir, aranızdaki meseleyle alakalı yaptığınız konuşmalar bittiğinde her iki taraf da vardığınız neticeden kendini tatmin olmuş ve mutlu hissediyordur. Her iki tarafta da rastgele bir negatif duygu oluşmaz.

Tamamıyla çözülemeyen problemlerin kırgınlığa dönüşmesi kaçınılmazdır. Kırgınlıklar biriktiğinde de aşk gittikçe kaybolur. Problem, problem olan şeyin kendisi değildir. Asıl problem, problemle alakalı karşı tarafla kurduğunuz iletişim şeklidir. Mesele olduğunda ortaya çıkan iletişimin kalitesi iletişiminizin aslında ne olduğuyla alakalı bilgi verir, uyumlu konulardaki iletişiminiz değil…

5. Birbirimizin ihtiyaçlarını önem veriyor muyuz?
Fedakarlığın kendisini gösterdiği bir kritere geldik. Evlilikteki en ehemmiyetli ve temel prensiplerden biri şudur: Bu senin için ehemmiyetliyse, o vakit benim için de ehemmiyetlidir. Birbirinin ihtiyaçlarını önem vermek aslında kişinin karşısındakini hoşnut ve mutlu etmek istemesiyle alakalıdır. Fedakarlık ve verici olmak belki de izdivaç etmek için bir kişide kesinlikle olması şart olan en ehemmiyetli karakter özelliğidir. İnsanlar genelde almayı severler. Verici olmak çok ciddi bir gayret gerektirir. Karşılığında bir şey bekleyerek vermek ise alıcı olmakla aynı şeydir.

Kendinize sormanız şart olan ehemmiyetli bir sual da şu olmalıdır: “Bu kişi için bir fedakarlık yapmak, ona bir şey vermekten keyif mi alıyorum yoksa bu bana zahmetli mi geliyor? Peki ya karşımdaki, bana karşı fedakar ve verici mi? Mesele yoksa evliliğe doğru kuvvetli bir adım daha atılabilir.

6. Birbirimizi takdir ediyor ve birbirimize saygı duyuyor muyuz?
İzdivaç edeceğimiz kişiyi takdir etmemiz ve ona saygı duymamız koşul. Sözgelimi bir kişinin güzel ahlakına, kendisini adadığı manalı işlere ve hedeflere ve yaptığı güzel işlere saygı duyarız, onun dış görünüşünün nasıl olduğuna değil. Onun önem verdiği bir işi ciddiye alıyor musunuz anlamasanız da yoksa kulak ardı mı ediyorsunuz?

Birbirinizi hep tenkit ediyor ve partnerinizin bu tenkitler yüzünden kendisini alık gibi hissetmesine yol açıyor musunuz? Birbirinize karşı sabırlı mısınız, değil misiniz? Başkalarının yanında birbirinizle alakalı kötü şakalar yapıp, sonra vaziyeti yerine koymak için “şaka yapıyordum aslında” diyor musunuz? Evetse, eyvah.

7. Koca adayı için: Kendinizi bir eşe ve aileye bakmanın sorumluluğunu üstlenmeye hazır hissediyor musunuz?
Bazıları bir rüzgara kapılıp izdivaç etseler de izdivaç ettikten hemen sonra bekar gibi yaşamaya devam eder. Arkadaşları hep en ehemmiyetlidir, genelde dışarıdadır, hep işi vardır. Evde bir kadın olduğunu sanki de unutmuştur. Bekar gibi yaşar ve hanesi nerdeyse otel gibi kullanır. Bunlar Bir kadının sorumluluğunu üstlenecek kadar olgunlaşmamış, duyarsız ve çoğu kez egoist tiplerdir. Umursamazlık, kadının ruhunun ışığını söndürür. Kocanızın mesuliyet sahibi, evlilikle birlikte hayata biçimini de değiştirdiğinin farkında olan bir olgunluğa sahip olmasına dikkat edin..

8. Kadın için: Müstakbel kocana gerçekten inanıyor musun?
Kocanızın, sizin tarafınızdan inanılmaya, sizden saygı ve destek görmeye ihtiyacı var. Eşiniz, sizin ona güvenmenize ihtiyaç duyuyor.

Son zamanlarda erkekler o kadar fazla baskı altındalar ve onlardan o kadar çok şey bekleniyor ki… Sürekli şüpheci yaklaşımlar, sorgulamalar, dedektiflik davranışları ve sizden başka hiçbir şey yokmuş gibi ona baskı uygulamanız bir süre sonra erkeği sıkar, bunaltır. Hane onların baskı görmek istedikleri en son yer. Eşiniz sizin ve ailenizin ihtiyaçlarını karşılamak için gerçekten çok çalışıyor ve sizden buna inanmanızı bekliyor. Bir kadının kocasına yapabileceği en gaddarca şey sürekli bir şeyler yüzünden onun kafasının etini yemek.

Bu sebeple hayatınızı onunla birleştirmeden önce, saklı bir ajandanız ya da ifade etmediğiniz beklentileriniz var mı bir gözden geçirin. Açık sözlü ve dürüst olun. Ve onun karısı olmaya karar verdiyseniz, bu arada onun arkadaşı olun ve ona hiçbir zaman sırtınızı dönmeyin, açık ve net olun…

9. Bu insana gerçekten güveniyor muyum?
Aşkın ve aitin duygusal temelini güven duygusu oluşturur. Güven olmadan, aitin gelişip, büyümesi olası olamaz. Güven konusu temel olarak şu soruda gizlidir: ”Ne zaman ihtiyaç duysam bana yardımcı olmaya ve yardıma hazır mısın?” Sağlam bir evlilik sağlam bir güven ilişkisi üzerine yapılır. İhtiyaçlarımı karşılamak, duygularımı dile getirmek için bana güvenli bir sığınak olacak mısın, bu konuda sana güvenebilir miyim? Sana içimi istediğim gibi açabilir miyim? Beni ayrılacağından veyahut beni reddedeceğinden veya beni ayıplayacağından korkuyor muyum?
Eşler arasında güven inşa faktörün altın kaidesi eşlerin birbirlerine saygı duyması ve birbirlerinin duygularını onaylamasıdır. Duygularınızı açma ile ilgili birbirinize güvenemiyorsanız, o vakit izdivaç etme konusunu iki kere düşünün.

10. Hayattan beklentilerimiz aynı mı?
Evliliklerde şu iki şeyden biri olur: İnsanlar ya hayat yolculuğunda birlikte yürürler veyahut ayrılırlar. Tinsel istikametten uyumlu olmanız hayatta birlikte yürüyeceğinizin en ehemmiyetli göstergelerinden biridir. Bunun manası şudur, partneriniz ve siz değerleriniz, hayattaki öncelikleriniz ve hedefleriniz açısından benzer şeyleri düşünmektesiniz. Hayatta olmanızın manası ve bu hayatın sizin için manası nedir?

Kişinin ruh ikizi veyahut ruh arkadaşı bu arada hedef arkadaşı demektir. Evlilik rizikolu bir şeydir. Ne için yaşadıklarını bilmeyen iki insan uzun vadede hayat yolunu beraber yürümede ve beraberliklerini devam ettirmede zorlanabilirler. Hayattan ve gelecekten beklentileriniz tamamiyle aynı olmayabilir ancak üniversal değerler bağlamında en azından benzerlik veyahut paralellik olmalı.

11. Beklentileriniz çok mu yüksek?
Evlilikle alakalı beklentilerinizi ne kadar yüksek meblağsanız, hayal kırıklığı hayata rizikonuz o kadar artar. Hem parasal hem içsel manada beklentilerinizin gerçekçi olması gerekiyor. Yatlar katlar, lüks hayat, saf mutluluk veyahut tam bir aşk hikayesinden ibaret evlilik tasavvur ederseniz en kısa vakitte oluşturduğunuz bu yüksek çıtadan düşeceksiniz demektir. Hem partnerinizin hem sizin, beklentilerinizin balanslı olması çok ehemmiyetli. Beklentilerinizi gözden geçirin ve izdivaç etmeye karar verdiğiniz kişiyi tanımaya başlayın, beraber hayatı paylaşmaya doğru adım attığınızın şuurunda olun.

12. Verdiğim kararla alakalı kafam rahat mı?
Evlilik kararı verdikten sonra içiniz rahat mı? Verdiğiniz kararla alakalı kafanızın rahat olması için, evlilikle ya da izdivaç etmeyi düşündüğünüz kişiyle alakalı sizi rahatsız eden, düşündüren sorunlar neyse onları saptamalı ve çözüme kavuşturmalısınız. Sizi rahatsız eden konuları saptayabilmeniz içinse kendinize ceberrut derecede dürüst olmalı ve duygularınızı dinlemelisiniz. Bu kişiyle izdivaç etme konusunda kafanız rahat değilse, bunun sebebini bulmaya çalışın. Dikkatli bir şekilde düşünürseniz, bu kişiyle izdivaç etme konusunda neden ayak sürüdüğünüzü keşfedeceksiniz. Kendi çabanızla bu sebebin ne olduğunu bulamıyorsanız, o zaman emin aile büyüğünden ya da uzman bir terapistten yardım alın.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.